GTA IV 20 Adet Yeni Resim
14/5/2008 · Kategori: OYUNLAR
| | |
| | |
| | |
| | |
| | |
| | |
| |
Niçin Müzikten Hoşlanıyoruz « İnsan
10/5/2008 · Kategori: GENEL KULTUR
Müzik nedir? Düz biçimde konuşarak söylenebilecek bir
şeyin değişik ses dalgaları ile söylenmesinden niçin hoşlanırız? Müzik
niçin keyif veya tam aksi hüzün duygusu verebiliyor?
Müzik aslında ses dalgalarının, belirli kurallar içinde bir düzene
sokulmasıdır. Bilindiği gibi, ses dalgalar halinde yayılır. Bir saniye
içindeki dalga sayısı sesin karakterini tespit eder. Saniyede 260 dalga
yapan, yani titreşen ses 'Do' notasıdır.
Bu şekilde 7 temel nota oluşur. Do-Re-Mi-Fa-Sol-La-Si. Son notadan
sonra, Do'nun titreşim sayısının bir katı kadar titreşimde daha ince
bir Do gelir ki, bu iki Do arasına bir oktav denir. İşte bu oktav, gam,
akort denilen matematiksel diziler, bir çeşit dizilerek müzik
oluşturulur. Ancak tüm bunlar bize, bu matematiksel diziden bihaber,
Afrika yerlilerinin, dağ başındaki çobanın enfes müziğini açıklayamaz.
Aslında kültürün müzik ve bundan alınan zevk üzerinde doğrudan ilgisi
vardır. Doğu müziğinde yukarıda belirtilen matematik dizilerdeki
perdelerin arasında karışık gezinilme, Afrika'da baş döndürücü
ritimler, Avrupa'da ise notaların ideal düzeni öne çıkar. Ancak bunlar
da, değişik müzik türlerine ilgi duyan bizlerin ve müziğin hoşlanılma
nedenini açıklamaya yetmez.
Müzik ve dil yetenekleri birçok yönden birbirine benzemektedir.
Bilimciler insanların müzik yeteneği kazanmalarının, konuşmaya
başlamaları ile aynı zamanlara denk düştüğünü ileri sürüyorlar. Konuşma
yeteneği şüphesiz daha iyi bir iletişim ve yaşama şansı avantajını
getirmiştir ama müziğin hangi ihtiyacı karşıladığı hala meçhul.
Bebekler anlamlı kelimelere benzer sesler çıkarmaya başlarken aynı
zamanda şarkı söyler gibi mırıldanmaya da başlarlar. Uzun ve karışık
cümleler kurmayı becerdikçe, daha uzun ve karışık şarkıları söyleme
yetenekleri de artar. Ancak beynin konuşmaya kumanda eden kısmında
hasar olan hastaların konuşamamalarına rağmen müzik yeteneklerinin
devam ettiği de görülmüştür.
Son zamanlarda, beynimizde müziği algılayan bir alıcı bulunabileceği
tezi ileri sürülmektedir. Eğer bir gün bu alıcı bulunsa bile, bunun
niçin beynimize konulduğunun sebebi yine anlaşılamayacaktır.
Öğretilme yoluyla bir çeşit dans yapabilen veya dans olarak
algılanamayacak hareketleri olan canlıları saymazsak, doğada müzik ve
ritim duygusu sadece insanda vardır. Bu özelliğin nedeni ise hala tam
olarak açıklanamıyor.
Dolunayın Davranışı Etkilemesi « İnsan
9/5/2008 · Kategori: BIRAZDA GULELIM
İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Hatta
birçok ülkede polisler ve hastanelerin acil servis personeli, dolunay
oluştuğu zaman işlenen suçların, intiharların, trafik kazalarının daha
çoğaldığını, insanların renkleri görme yeteneklerinin azaldığını, sara
nöbetlerinin sıklaştığını, sinir hastalarının uykusuzluktan daha çok
yakındıklarını söylemektedirler ama bilim insanları bu görüşlere
katılmıyorlar.
Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları etkilerin büyük bir kısmının
boş inançlar olduğu bir gerçektir. O zamanlar insanların uykularında
gezinmeleri dolunay ışığı tarafından çekilmelerine bağlanıyordu.
Dolunayın ışığının yatak odasından içeri girmesinin uyuyanın rüyasını
etkilediğine, dolunay ile birlikte cinsel içgüdü fonksiyonlarının,
insanların üremelerinin ve tarlaların bereketlerinin arttığına hatta
'kurt adam' efsanesine bile inanılıyordu.
Bilim insanları yine de Ay'ın evrelerinin ve özellikle dolunayın
insanları etkilemesi olayına ciddiyetle yaklaşıyorlar. Ay'ın evreleri
ile cinayetler, kazalar, dünyamızda oluşan kasırgaların dağılımı,
magnetik alanlarda bozulma, kadınların aybaşları ve sara nöbetleri
arasındaki ilişkileri yakından takip ediyorlar, devamlı istatistiki
bilgi topluyorlar. Ancak kesin bir sonuca varılmış, Ay'ın evreleri ile
bahsedilen olaylar arasında henüz bilimsel bir ilişki saptanmış
değildir.
Yapılan bir çalışmada dolunay süresince oluşan trafik kazalarının
alışılmadık bir şekilde fazla olduğu saptanmış fakat daha sonra
olayların zaman aralıkları incelendiğinde çoğunun hafta sonu günlerine
denk geldiği görülmüştür. Hafta sonu tatiline giderken ve dönerken
sürücülerin acele etmeleri kazaların en önemli nedenidir. Yani tatil
aceleciliğinin yarattığı trafik kazalarının yanında dolunayın etkisinin
sözü bile edilemez.
Bilindiği gibi Ay'ın dünyada okyanuslardaki 'gel-git' denilen, suların
alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır.
Vücudumuzun da çoğu su olduğuna göre Ay vücudumuzu da etkileyebilir mi?
Vücudumuzdaki suyun oranı, okyanuslardaki su miktarı ile
kıyaslanamayacağı gibi 'gel-git' olayı günde iki kez oluşmaktadır. Yani
Ay'ın çekim gücü insanı etkilese bile bunun sadece dolunay safhasında
değil her gün olması gerekir.
Dolunay safhasında iken Ay'ın parlaklığı da pek önemli bir etken
değildir, çünkü bu safhada Ay'ın dünyaya gönderdiği ışık miktarı
Güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır.
Peki dolunayı bu kadar özel kılan nedir? Dolunay, Güneş Dünya'nın bir
tarafında, Ay ise tam aksi tarafta aynı hizaya gelince oluşur. Bu
durumda Güneş'in, Ay'ın Dünya üzerindeki etkisini arttırıp arttırmadığı
da incelenmiştir. Bir miktar arttırdığı doğrudur ama Güneş o kadar
uzaktadır ki bu etkileme de fazla kayda değer değildir.
Öyle görülüyor ki, her gün olan olaylar, Ay'ın dolunay safhasında da olunca sebep ona bağlanmaktadır.
Sineklerin Tavanda Yürümesi « Hayvanlar Dünyası
9/5/2008 · Kategori: GENEL KULTUR
Sineklerin duvarlarda, camlarda hatta tavanlarda baş aşağı bu kadar
rahat hareket etmeleri, yer çekimi yasasına meydan okurmuşçasına
davranışları hep merak konusu olmuş, bilim insanlarının da dikkatini
çekmiştir. Bu arada şunu söyleyelim ki, sinek diye küçümsememek
gerekir. Dünyamızda bulunan her canlı organizmanın doğrudan veya
dolaylı olarak, kendi tabiatı ve eko sistemi içinde, insana bir faydası
vardır.
Vücutlarının hacimlerine oranla, sinekler ağır sayılmazlar ve onları
yere çeken güç pek önemli değildir. Bu güce karşı gelen de,
ayaklarındaki kılların ucunda bulunan vantuzlardır. Bu vantuzlar ayrıca
yapıştırıcı, yağlı bir madde salgılarlar. Sinekler ayaklarındaki bu
yüzlerce vantuz ve salgıları sayesinde her türlü yüzeyde
gezinebilirler. Ancak yüzeyin yağ çözücü, örneğin solvent gibi bir
madde ile kaplanmamış olması gerekir. Sinekler tavanda yürürken, 6
bacaklarından ikisi hareketlidir. Diğer 4 bacak daima sabit durumdadır.
Karıncalarda ise durum biraz farklıdır. Ortalama bir karıncanın
vücudunun hacmine göre ağırlığı, sineğe nazaran daha fazladır. Hatta
toprakta yaşayan bazı türleri düz bir zemine bile tırmanamazlar.
Evlerimize giren küçük karıncalar, çok hafif olduklarından duvarlarda
yürüyebilirler.
Belki böyle şeyler ilginizi çekmiyor olabilir ama, asıl merak edilen
konu sineklerin tavanda nasıl yürüyebildiklerinden çok oraya nasıl
konduklarıdır. Öyle ya, başı yukarıda, ayakları aşağıda uçan bir
sineğin tavana tepetakla konabilmesi için bir yerde takla atması, uçuş
konumunu değiştirmesi gerekir, ama nerede, ne zaman ve nasıl?
Uzun süre inanılan teoriye göre, sinekler tam konma anında, yuvarlanan
bir varil gibi yandan yarım dönüş yapıyorlardı. Bu teorinin yanlış
olduğu, ancak yüksek süratli, saniyede birçok film çekebilen kameralar
sayesinde ortaya çıktı ve sineklerin bir sırrı daha açıklığa kavuştu.
Çekilen filmlerden görüldü ki, sinekler tavana konarken yandan değil,
sirklerdeki trapezciler gibi geriye yarım ters takla atmaktadırlar.
Tavana yaklaşınca, ön ayaklarını başlarının üzerine çekerek ters
dönmekte ve tavana önce ön ayakları ile dokunmaktadırlar. Sonra sıra
ile diğer ayaklarını da koyarak vücutlarının tavanda tutunmasını
sağlamaktadırlar.
HIT ARTTIRMANIN YOLLARI
9/5/2008 · Kategori: GENEL KULTUR
HIT ARTTIRMANIN YOLLARI
| Bu makalede size arama motorlarındaki sıralamanızı nasıl yükseltebileceğinizi göstereceğim. Tüm tavsiyeleri yerine getirmek zorunda değilsiniz, ama ne kadar çok tavsiyeyi dikkate alır ve değerlendirseniz, arama motolarında bir üst sıraya çıkmak için o kadar güç kazanmış olursunuz. 1. Dışarıdan daha fazla link alarak ve daha fazla site içi linklemesi yaparak link popüleritenizi artırın.
2. Her HEAD taginden hemen sonra META tagi içinde ilk tag olarak bir TITLE ekleyin.
3. TITLE taginden hemen sonra bir DE******ION tagi ekleyin. DE******ION içinde sayfa içeriği ile ilgili anahtar kelimeleri kullanmaya özen gösterin. Bu anahtar kelimeler metnin başına ne kadar yakın olursa o kadar iyi olacaktır. 4. Eğer META REFRESH tagi kullanıyorsanız, tagin 30 saniyeden büyük olduğundan emin olun.
5. Eğer illa ki lazım değilse AUTHOR, DATE vs. gibi META tagleri kullanmayın. Kullanmanızı önerdiğim META tagler sadece DE******ION ve bazen META REFRESH tagleridir. 6. Sitenizde mutlaka bir tane site haritası bulundurun. Bu haritada sitenizde yer alan tüm sayfalara link verin. Bu sayfa, sitenize gelen arama motorlarının tüm sayfalarınızı bulmasına yardımcı olacaktır.
7. Bir ya da daha fazla header tagi kullanın ve içinde önemli anahtar kelimelerinize yer verin.
8. Ana sayfanızdaki metnin ilk 3-5 satırı sizin için çok değerlidir. Çoğu arama motoru bir sayfadaki ilk birkaç satır metni arama sonuçlarında META DE******ION yerine sayfa açıklaması olarak kullandıkları için, bu ilk birkaç satırın oldukça anlamlı olmasına özen gösterin. (META DE******ION taginizi tanımlamış olsanız bile bu tanımlamanın kullanılmama ihtimali yüksektir.) 9. Özellikle ana sayfanızda anahtar kelime yoğunluğunuzun %1-2 düzeyinde olmasına özen gösterin. Anahtar kelime yoğunluğunuzun yüksek olması, arama motorlarının bunu suni bir düzenleme olarak görmesine neden olacaktır. Bu durumda o anahtar kelimelerde siteniz ya da sayfanız arama motorlarında üst sıralara çıkamayacaktır. 10. Her sayfada en az 350 kelimeye en fazla 750 kelimeye yer verin. Arama motorlarının olabildiğince insan gibi düşünmeye çalıştıklarını unutmayın. Sizin de onaylayacağınız gibi, bir ziyaretçi içinde çok az metin bulunan sayfalara ya da özensizce doldurulmuş gibi görünen binlerce kelimeden oluşan sayfalara zaman ayırmayacaktır. Metinlerinizi yazarken mutlaka bunları bir insanın okuyacağını unutmayın. Metninizi olabildiğince paragraflara ayırın. Arama motorları insana yönelik iyileştirmelere önem verirler. 11. Kullanacağınız domain adında anahtar kelimelerinizi kullanın. Kelimelerin arasına "-" tire koyarak ayırmanız daha iyi olacaktır. Mesela anahtar kelimeniz "donanım inceleme", sizin içinn iyi domain adi www.donanim-inceleme.com olacaktır. Eğer istediğiniz domain adı doluysa yani başkası tarafından alınmışsa, .NET, .ORG gibi farklı uzantıları alabilirsiniz. 12. Site içi klasör adlarında anahtar kelimelerinizi kullanın. Site içi klasörleri yine domain adınız gibi anahtar kelimeleri kullaranarak ve kelimeler arasına "-" tire koyarak oluşturun. Örneğin http://www.donanim-inceleme.com/en-son-cikan-donanimlar/" gibi kullanabilirsiniz. 13. Sayfa isimlerinizde anahtar kelimelerinizi kullanın. Örnek :http://www.donanim-inceleme/donanim-fiyatlari.html sizin için uygun olacaktır. 14. Sayfa içinde kullandığınız resimlerin isimlerinde anahtar kelimelerinize yer verin. Örnek : 15. Her resimde mutlaka bir ALT tagi kullanın. En önemli anahtar kelimelerinizi bu tag içine yerleştirin. 16. Eğer site içinde IMAGE MAP kullanıyorsanız mutlaka HTML links ekleyin. Çünkü bazı arama motorları IMAGE MAP takip etmezler. Bunun yanında IMAGE MAP arama motorlarına text linkleri sunmaz. Arama motoları optimizasyonuna hiçbir katkı sağlamadığı için IMAGE MAP kullanmamaya özen gösterin. 17. Sayfanızdaki ana metinler içerisine, sayfa konusuyla ilgili ama daha az kullanılan mesela anahtar kelimelerinizle eş anlamlı değişik kelimeler serpiştirin. Popüleritesi az olan kelimeler daha az rekabet gerektirdiği için, bu kelimelerde arandığınızda en üst sıralarda çıkmayı garanti edebilirsiniz. 18. Anahtar kelimelerinizi sayfa metni içinde peşpeşe tekrar etmeyin. Bu durum arama motorları tarafından spam olarak algılanabilecektir. Anahtar kelimelerinizi sayfa metni içine homojen dağıtmaya özen gösterin. 19. Sayfalarınızı olabildiğince kök dizine yakın yerleştirin. 3 seviyeden fazla iç içe dizin kullanmayın.
20. Menü kodlarını sayfa sonuna yerleştirmeye özen gösterin. Eğer site içinde her sayfada sabit bir yerde çıkan menü barınız varsa, büyük ihtimalla tablo kodunuzu ana sayfa metinlerinden önce yerleştirmissinizdir. Arama motoları sayfa kodunda başa yakın olan kelimelere, sayfa kodunda sonda olan kelimelerden daha çok önem verirler. Bu yüzden sayfanızı tasarlarken, menü bar kodunuzun sayfa içeriğinden sonra gelmesini sağlayın. 21. Java****** kodlarınızı başka bir dosyaya ya da BODY ve HTML taglerinizi kapattıktan sonra sayfa kodunun en sonuna yerleştirin. Bu şekilde yapmanız gerçekten işe yarayacaktır. Aşağıdaki kod örneğindeki gibi yaparak Java****** kodlarınızı başka bir dosyaya taşıyabilirsiniz. Aşağıdaki kodu HEAD tagi içine yerleştirmeniz yeterli olacaktır. 22. Belki çok pratik değil ama CSS class isimlerinizi anahtar kelimelerden seçebilirsiniz. Örnek : 23. Robots META tagleri yerine robots.txt dosyasını kullanın. Bazı arama motorları bu META tagini anlamazlar. 24. Font boyu varsayılan (default) değeri olarak 1 kullanmayın. Bazı arama motorları çok küçük font boylarını spamming olarak algılarlar. Metin içinde bazı özel yerlerde font boyu olarak 1 kullanmak ise sorun olmayacaktır. 25. Toplistlere veya link değişim gruplarına üye olmayın. Arama motorları toplistlere ve link değişimi gruplarına bir sitenin popüleritesini suni olarak artırdığı için spam olarak bakarlar. Link değişim gruplarını karşılıklı link değişimi ile karıştırmayın. Karşılıklı link değişimi sizin siteniz ile bir başka site arasında özel anlaşma ile yaptığınız link değişimidir. Bu sadece size ve karşınızdaki siteye ait bir yapı olacaktır. Arama motorları karşılıklı link değişimine karşı değillerdir. Karşılıkli link değişimi ise genelde popüleritenizi artır. |
| DİĞER İPUÇLARI |
| |
| Arama motorlarını internete girenlerin % 95'i kullanmaktadır ve buradan istedikleri bilgileri aratıp ulaşmak istediği sayfaları bulmaktadırlar. Siz de insanları aradıkları zaman bulabilecekleri bir siteniz varsa doğru kelimeleri kullanarak sonuca ulaşabilirsiniz. Dünyanın en çok ziyaret edilen ve en doğru sonuçları çıkardığı öne sürülen Google bu alanın en iyisi. Sitenizi doğru şekilde kaydettirerek sitenize günde yaklaşık 100 kişinin gelmesini sağlayabilirsiniz. |
| |
| Adres çubuğunda bulunan isim sizin sitenizin kişiliğini ortaya koymaktadır. Alan Adı seçimi yaparken hem içeriğinize uygun ve kısa hem de akılda kalıcı bir alan adı bulmalısınız. Bunu başardığınız taktirde sitenize bir kere giren kişi siteyi unutmayacak yaklaşık olarak bir ay içerisinde sizin sitenizi tekrar ziyaret edecektir. Bu da size büyük bir katkı sağlayacaktır. |
| |
| Web sitelerimizi genelde güzel durmaları için güzel resimlerle şık fotoğraflarla döşemeye çalışırız. Bu uygulama göze hoş gelmekle beraber sayfanın açılımını yavaşlatacak, ziyaretçiyi memnun etmeyecektir. Bu doğrultuda sayfanızdaki hostunuzu yoracak resimleri, ******leri kullanmamak en güzelidir. Hele ücretsiz hostingleri kullanıyorsanız kesinlikle anasayfanızın 60 kb 'ı geçmemesi ve resimlerin boyutunun çok büyük olmaması gerekir. Geocities tecrübesine dayanarak :) |
| |
| Web siteleri arasında yapılan banner ve link değişimleri çok yararlı olacaktır. Özellikle benzer içeriğe sahip siteler arasında yapılan banner ve link değişimleri iki tarafa da büyük katkılar sağlamaktadır. Mesela ziyaretçi aradığını iki site de bulabilir. Ayrıca bu değişimler arama motorlarına da yardımcı olmaktadır. |
| |
| Sörfçüler gezdikleri sitelerde aradığının da fazlasının bulunmasını ister. Gördüğü içerik ne kadar fazlaysa o siteye gösterdiği önem de o kadar fazladır. Eğer bir girişinde bütün siteyi gezebiliyorsa zaten o ziyaretçi o siteye bir daha gelme gereği duymaz, fakat o kadar çok içerik varsa ve bir seferde bütün hepsini gezemiyorsa bu o ziyaretçinin en kısa sürede yarım kalan sörfünü tamamlamak için siteye tekrar gireceğinin belirtisidir. |
| |
| Web sitelerinde yapılan aktiviteler çok önemlidir. Özellikle ziyaretçilerin online katıldıkları, birbirleri aralarında mesajlaşabildikleri ortamlar çok sevilmektedir. Örneğin ; Mesaj Panosu, Link Bankası, Maillist ,Ziyaretçi Defteri vs.. Bu aktivitelerde ziyaretçiyi memnun edecek ve o siteye tekrar girmesini sağlayacaktır. |
| |
| Toplistler ; web sitelerinin istatistiklerini tutan, istatistiklere göre sıraya dizen web siteleridir. Bu sitelere üye olarak sitenizin istatistiklerinizi tutturabilir ve takip edebilirsiniz. Üst sıralarda yer alırsanız sitenize ziyaretçiler gelir. Fakat burda Toplist seçimi de çok önemlidir. Eğer hitiniz düşükse çok büyük sitelere, toplistlere katılmanın bir anlamı yoktur. Daha düşük ve hitinize uygun toplistlere kayıt olmak her zaman için daha yararlıdır. |
| |
| Yukarıda anlattığımız hit arttırma yollarının dışında, size hiç bir yarar sağlamayacak olan fakat toplistlerde üst sıralara çıkmanızı sağlayacak olan web trafik sitelerine üye olabilirsiniz. Buradan gelen ziyaretçiler sizin sitenizi hiç bir şekilde bilmez, gezmez ve içeriğiyle ilgilenmez. Sadece hitiniz artmış olur. Bu yolu kimseye tavsiye etmiyoruz. |




















resim ile direkt ilgili olmasa bile sizin için uygun olacaktır.